Anasayfa / Günün Haberleri / Fransa ve Almanya yeni formül arıyor

Fransa ve Almanya yeni formül arıyor



Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Avrupa Birliği’nin sanayi rekabetini güçlendirmek ve zor günler geçiren otomotiv sektörünü desteklemek amacıyla kapsamlı bir uzlaşma paketi üzerinde çalışıyor. Masadaki formül, Fransa’nın “Made in Europe” talebi ile Almanya’nın otomotiv sektörüne yönelik beklentilerini aynı çatı altında buluşturuyor.

POLITICO’nun haberine göre, geçen hafta Almanya’da düzenlenen ortak bakanlar kurulu toplantısının ardından iki ülke, hükümetlerine AB sanayi politikası ile otomotiv sektörünü birlikte ele alan bir anlaşma hazırlanması talimatı verdi.

Hazırlanan taslağa göre Almanya, Avrupa Komisyonu’nun Sanayi Hızlandırma Yasası (Industrial Accelerator Act) kapsamında kamu ihaleleri ve devlet desteklerinde Avrupalı üreticilere öncelik tanıyacak daha katı “Made in Europe” hükümlerine destek verecek.

Buna karşılık Fransa ise Almanya’nın uzun süredir talep ettiği, Avrupa Birliği’nin 2035 yılından itibaren yeni içten yanmalı motorlu otomobil satışlarını sona erdirmeyi öngören düzenlemesinde daha fazla esnekliğe sıcak bakacak.

HEDEF SONBAHARDA ANLAŞMA

Fransa Sanayi Bakanı Sébastien Martin, POLITICO’ya yaptığı açıklamada kendilerine “kapsamlı bir anlaşma hazırlama görevi” verildiğini belirterek sonbaharda uzlaşmaya varmayı hedeflediklerini söyledi.

Martin, “Sonbaharda bir anlaşmaya ulaşabilirsek çok iyi olur. İtalya gibi başka ülkeleri de yanımıza alabileceğimize inanıyorum. Tüm ülkeler Fransa ile Almanya’nın uzlaşmasını bekliyor” ifadelerini kullandı.

Habere göre isminin açıklanmasını istemeyen iki üst düzey Alman yetkili de müzakerelerin sürdüğünü doğruladı. Yetkililer, görüşmelerin henüz erken aşamada olduğunu, nihai anlaşmaya ulaşılabilmesi için her iki tarafın da yeni tavizler vermesi gerekebileceğini belirtti.

Müzakerelerin yaz boyunca sürmesi, 24 Eylül’deki AB Sanayi Bakanları toplantısı ile 15-16 Ekim tarihlerindeki AB Liderler Zirvesi öncesinde sonuçlandırılması hedefleniyor.

VOLKSWAGEN KRİZİ MASADAKİ BASKIYI ARTIRDI

Uzlaşma arayışının en önemli nedenlerinden biri Avrupa otomotiv sektöründe yaşanan kriz olarak gösteriliyor. Özellikle Almanya’da otomotiv üreticileri ciddi baskı altında bulunuyor.

Volkswagen’in kısa süre önce dünya genelinde 100 bin kişinin işini kaybedebileceği uyarısında bulunması, Berlin üzerindeki baskıyı artıran gelişmelerden biri oldu.

Fransa ise Avrupa sanayisinin Çin başta olmak üzere küresel rakipler karşısında daha güçlü korunmasını sağlayacak sanayi politikalarının hayata geçirilmesini istiyor.

‘MADE İN EUROPE’ TARTIŞMASI SÜRÜYOR

Taraflar arasındaki temel görüş ayrılığı ise “Made in Europe” uygulamasının kapsamında yaşanıyor.

Avrupa Komisyonu’nun hazırladığı taslakta, belirli kriterleri karşılayan AB dışındaki “güvenilir ortak” ülkelerin ürünlerinin de “Made in Europe” kapsamına alınması öngörülüyor.

Almanya daha önce Birleşik Krallık ve Kanada gibi müttefik ülkelerin de bu kapsama dahil edilmesini savunurken, Fransa uygulamanın ilk aşamada yalnızca AB’nin 27 üye ülkesiyle sınırlı kalmasını istiyor.

Fransa Sanayi Bakanı Martin, “Made in Europe ancak gerçekten Avrupa’da üretiliyorsa anlam taşır” dedi.

2035 HEDEFİNE ESNEKLİK SİNYALİ

Almanya uzun süredir, 2035’ten itibaren yeni benzinli ve dizel otomobil satışlarını yasaklayan AB düzenlemesinin yumuşatılmasını talep ediyor.

Berlin, otomobil üreticilerine daha fazla hareket alanı tanınmasını ve sentetik yakıtlar gibi alternatif teknolojilere de kapının açık tutulmasını savunuyor.

Fransa ise bugüne kadar bu düzenlemeyi Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın temel unsurlarından biri olarak destekledi. Ancak Macron yönetimi son dönemde Avrupa’daki üretimi ve tedarik zincirlerini güçlendirecek adımlar karşılığında otomotiv sektörüne daha fazla esneklik sağlanabileceği mesajını vermeye başladı.

SEÇİM TAKVİMİ DE ETKİLİ

Paris ile Berlin’in anlaşmayı hızlandırmasının arkasında siyasi takvim de bulunuyor.

Macron, görev süresi sınırı nedeniyle yeniden aday olamayacak. Kamuoyu yoklamalarında önde görünen aşırı sağcı lider Marine Le Pen ise seçilmesi halinde Fransa’nın AB bütçesine yaptığı katkıyı önemli ölçüde azaltacağını açıklamıştı.

Bu nedenle Fransa ve Almanya, hem sanayi politikası hem de AB’nin yeni yedi yıllık bütçesi gibi kritik başlıklarda seçim süreci başlamadan önce ortak bir zeminde buluşmayı hedefliyor.

Odatv.com

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir