Anasayfa / Günün Haberleri / Hepsini sıfırladım sananlar ceza yiyebilir

Hepsini sıfırladım sananlar ceza yiyebilir


Ekonomik koşulların giderek ağırlaştığı bir ortamda, en son kapsamlı vergi affının 12 Mart 2023’te (7440 sayılı Kanun) çıkarılmasının ardından piyasaların hasretle beklediği yeni Varlık Barışı, 7582 sayılı Kanun ile yürürlüğe girdi. 4 Temmuz 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 1 No’lu Genel Tebliğ ile de uygulamanın usul ve esasları belirlendi.

Varlık barışında gizli tehlike: Hepsini sıfırladım sananlar ceza yiyebilir - Resim : 1

Konuyu Dünya Gazetesi’ndeki köşesine taşıyan Prof. Dr. Funda Başaran Yavaşlar, “Yaklaşık her iki buçuk yılda bir çıkarılan kapsamlı vergi affı kanunlarına alışık zihinler, geç kalan sevgiliyi bekler gibi hasretle yenisini bekliyor. Her varlık barışı, özünde bir vergi affıdır. Çünkü bildirilen varlıkla bağlantılı geçmiş vergisel durumun incelenmesini ve buna bağlı tarhiyat yapılmasını belirli koşullarla engeller. Dolayısıyla, 7582 sayılı Kanun (7582 SK) ile getirilen varlık barışı da kuşkusuz bir vergi affı” diyerek sürecin niteliğini ortaya koydu.

YURT DIŞINDAKİ TAŞINMAZLAR İÇİN SON GÜN: 31 TEMMUZ 2027

7582 sayılı Varlık Barışı Kanunu; esas itibarıyla para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını kapsıyor. Ancak yayımlanan tebliğ ile çok önemli bir esneklik getirildi. Yurt dışındaki taşınmazların 31 Temmuz 2027 tarihine kadar kapsamdaki varlıklara dönüştürülerek bildirilmesine izin verildi.

Varlık barışında gizli tehlike: Hepsini sıfırladım sananlar ceza yiyebilir - Resim : 3

Prof. Dr. Funda Başaran Yavaşlar, bu imkanın tebliğde sadece yurt dışı için açıkça düzenlenmesinin, yurt içindeki dönüşümün “idarece” yasaklandığını düşündürdüğünü belirtti. Ancak Yavaşlar, “Yasada yurt içindeki kapsama giren varlıklar bakımından belirli bir edinim tarihi aranmadığından, bildirim süresi içinde kapsamdaki varlıklara dönüştürülenden yurt içi varlıkların da düzenlemeden yararlanabileceği kanaatindeyim. Bu yorumun kabulü halinde, 2026 Varlık Barışı’nın fiili uygulama alanı önemli ölçüde genişlemektedir” dedi.

“BİLDİRİLEN VARLIK İNCELEMELERDE OTOMATİK BİR JOKER DEĞİLDİR!”

Varlık Barışı’nın en çok güvenilen maddesi olan “Bildirilen varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz” kuralının mükellefler için mutlak bir koruma sağlamadığı ortaya çıktı.

Yavaşlar, bu durumun otomatik bir “joker” anlamına gelmediğini belirterek yasadaki tehlikeli maddeyi işaret etti: “Vergi incelemesi veya takdir komisyonu kararları sonucunda bildirime konu edilen varlıklar dışındaki nedenlerle matrah farkı tespit edilmesi durumunda, bu madde kapsamında bildirilen tutarlar, bulunan matrah farkından mahsup edilmeksizin tarhiyat yapılır.”

Varlık barışında gizli tehlike: Hepsini sıfırladım sananlar ceza yiyebilir - Resim : 4

Görüldüğü üzere yasa, hangi durumda matrah farkının „bildirime konu edilen varlıklar dışındaki nedenler”den kaynaklandığı konusunda yeterli açıklama içermiyor. Bildirilen varlık ile bulunan matrah farkı arasındaki nedensellik bağı vergi incelemesi ve tarhiyat korumasının temel şartı haline getirilmiş; ancak bu bağın içeriği, ispat ölçütleri ve karma nedenli durumlarda uygulanacak ayrıştırma yöntemi belirlenmemiş durumda.

MÜFETTİŞLERİN İKİ DUDAĞI ARASINDA: UYGULAMADA EŞİTLİK ÇÖKTÜ MÜ?

Prof. Dr. Funda Başaran Yavaşlar, 4 Temmuz’da yayımlanan tebliğin sadece hatalı amortisman ayrılması ile gider, indirim ve istisnaların yanlış uygulanmasını “diğer nedenler”e örnek vermekle yetindiğini aktardı. Tebliğ eklerinde de bildirilen varlığın kaynaklandığı faaliyet, işlem veya durum hakkında bilgi talep edilmediğini ve sonraki bir incelemede bu ilişkinin mükellef tarafından hangi bilgi ve belgelerle ortaya konulacağının açıklanmadığını belirtti.

Varlık barışında gizli tehlike: Hepsini sıfırladım sananlar ceza yiyebilir - Resim : 5

Yavaşlar yazısını şu kritik uyarıyla noktaladı: “Transfer fiyatlandırmasında uygulanan bedel, kabul edilen fire oranı veya değerleme işlemi nedeniyle ortaya çıkan bir matrah farkı, hangi hallerde bildirilen varlıktan kaynaklanmış sayılacaktır? Bu konuda nesnel ve öngörülebilir ölçütlerin bulunmaması, belirlilik ilkesi bakımından ciddi sorun yaratmaktadır. Bu belirsizlik, vergi müfettişleri ile takdir komisyonlarının benzer olaylarda farklı değerlendirmelere ulaşmasına ve benzer durumdaki mükelleflerin farklı muamele görmesine yol açabilir. Dolayısıyla, mevcut düzenleme çok sayıda uyuşmazlık yaratmaya adaydır. Yasa koyucu, bildirilen varlık ile matrah farkı arasında aranacak nedensellik bağını ve korumanın maddi sınırlarını gecikmeden açıklığa kavuşturmalıdır.”

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir