Sürekli olarak tehdit mesajları aldıklarını anlatan acılı baba, “Bunun bir cinayet olduğu bellidir. İki erkek DNA’sı tespit edilmişse bunun neresi intihardır? Her iki yönde de çalışma yapılıyor ama bu bir cinayettir. Kabrinin yeniden açılması tabii ki zor olacak ama belirsizlik daha zordur.” ifadelerini kullandı.
Baba Kabaiş şöyle devam etti:
“- Sürekli dile getiriyorlar ‘Suda boğulmadır’ diye. Mütalaa da bu şekilde. Mecbur, son noktaya gelirse kabri açacağız. Avukatla beraber biz bunu dile getirdik. Yani Rojin’in başına ne geldi biz halen daha bilmiyoruz. Erkek DNA’sı tespit edilmiş. Akciğerinde su yoktur. Bunlar büyük delil, kanıttır.
– Cumhuriyet başsavcısına da söyledim, ricada bulundum. Dedim ‘Artık daha yeter, bu dosyayı toparlayın’ diye. Açıklayın dedik. Akciğerinde su olmadığı resmi olarak dosyada yazıyor. Onu da bizimle paylaştılar avukatlar. Ama bazı yetkililer, Van’da yerel yetkililer, oradaki yetkililer istemiyor.
– Bu olayın çözülmesini istemiyorlar. Özellikle Van Üniversitesi’nin yönetimi, rektör ve oradaki müdürler, güvenlik amiri. Çünkü onların büyük ihmalleri vardır. Görevini kötüye kullanmışlar. 17 saat sonra bize haber verdiler.”





