Nasıl Bir Kurultay?
Bunun yolu bir ulusal gıda kurultayından geçiyor. Ama ajanslara para saçılan, bol bol fotoğraf çektirilen birkaç günlük bir toplantıdan söz etmiyorum. Günlerce sürecek, gıda alanının bütün paydaşlarını bir araya getirecek gerçek bir kurultaydan söz ediyorum. Tabii ki yolun başında da öncelikle güven ortamı kurulmalı.
Peki, bu neden hepimizin meselesi? Gıda sonunda sofraya iniyor. Aynı zamanda farklı meslek grupları bu alanda bir arada çalışmayı başaramıyor, ortada bir gedik kalıyor. O gedikten de lobiler giriyor. Bu masada aynı işi gören bir tıkaç daha var: delegasyon sistemi.
Delegasyon, sorunlu alanların ortaya çıkmasını engelliyor. Kendi önceliklerini yaratıyor ve giderek bir güç unsuruna dönüşüyor. Bu yüzden kurultaya giden yolda önce bölgesel toplantılar yapılmalı. Kurultay heyeti de her paydaştan birer kişiyle kurulmalı.
Gıdanın değdiği bütün alanlar ve akademik başlıklar bu toplantının doğal gündemi olmalı. Meslek örgütleri, sendikalar, dernekler ve üniversiteler üyeleriyle, bileşenleriyle, yol arkadaşlarıyla, emekçileriyle birlikte doğal katılımcı sayılmalı. Gündemin üstüne çalışma grupları kurulmalı, gruplar gerçekten çalışmalı. Her katılımcıya aynı sürede aynı söz hakkı verilmeli.
Gıdanın temas ettiği bütün sinir uçları ve akademik alanlar bu toplantının doğal gündemi olmalı. Bütün meslek örgütleri, sendikalar, dernekler, emekçiler, akademisyenler ve diğer paydaşlar bütün üyeleri, bileşenleri, yol arkadaşlarıyla kurultayın doğal katılımcısı olmalı. Gündem üzerinde çalışma grupları kurulmalı. Grupların etkinliği sağlanmalı. Kurultay aşamasında da her bir katılımcıya aynı sürede aynı söz hakkı verilmeli.
Oy Çokluğu Değil, Oy Birliği
Buradan sonrası kolay değil. Her paydaş kendi çözümüyle gelecek. Bilimsel temele oturmayan öneriler gündemden kalkmalı, gündem dâhilinde kalanlarda ise oy birliği aranmalı. Oy çokluğu bu masada kutuplaşmayı büyütür; en doğru çözüm azınlığa düşerse gözden kaçar. Oy birliği kulağa fazla iyimser geliyor, farkındayım. Ama sadece arkasında fotoğraf albümü bırakan o eski toplantılardan da hiçbir şey çıkmıyor.
Uzun, zorlu ve yorucu bir yol bu. Sonunda çıkan kararlar eksiksiz uygulanmalı; kurultay da her elli yılda bir aynı biçimde yeniden toplanmalı. O masanın doğal katılımcısı siz olmalısınız, bu alana emek verenler olmalı. Söz hakkı delegenin değil, sizin. Tek talebim şu: Kurultay kararlarını kabul edilmiş birer kanun teklifi sayan bir yasal düzenleme yapılması.






