Kutaisi’nin en etkili suç çetesi liderlerinden, Rus suç dünyasında “Tsiko” ve “Levidze” olarak bilinen 70 yaşındaki Teimuraz Gogolashvili, Trabzon’da hayatını kaybetti. Gogolashvili, eski Sovyet coğrafyasının en kıdemli “vor v zakone” (kanun hırsızı) figürlerinden biriydi.

SUÇ DÜNYASINDAKİ GEÇMİŞİ VE AİLE BAĞLARI
13 Temmuz 1957 doğumlu Gogolashvili, ilk cezasını askerlikten kaçtığı için aldı. 28 Temmuz 1976’da Gürcistan mahkemesi tarafından 1,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 1978’de Leo Gochelashvili’nin kızının düğünüyle aynı zamana denk getirilen ve suç dünyasının önde gelen isimlerinin katıldığı bir törenle “taçlandırılarak” vor ilan edildi.
Tsiko, dördü SSCB döneminde (biri Omsk’ta cezaevindeyken itaatsizlikten), ikisi ise Rusya’da (1995’te Tver’de silah suçundan Komunyai ve Takhi ile birlikte; 2007’de Moskova’da uyuşturucu suçundan) olmak üzere toplam altı kez yargılandı. 22 yaşında ikinci cezasını çekerken hapishanede otorite kuran Tsiko, 1980’lerin sonunda “Yaponchik” lakaplı Vyacheslav Ivankov gibi isimlerin hapis yattığı ünlü Tulun Hapishanesi’nde bulundu. Babaları suç dünyasından uzak bir berber olmasına rağmen, kardeşi Murman “Kennedy” ve kuzeni Oleg de unvanlı hırsızlardı. Yeğeni Reziko “Kennedich” ise Nam Bhawan’daki moratoryumun kaldırılmasıyla taçlandırılacak yeni isimler arasında gösteriliyordu.

TRABZON’DAN HESAPLAŞMALARA KATILDI
2020’lerin başından itibaren Trabzon ve Türkiye’den fotoğrafları paylaşılan Gogolashvili, Türkiye’deki vorlar arası savaşa da müdahil oldu. 22 Ekim 2021’de Trabzon’da Enzo Batumsky, Matevich, Rezo Tbilissky, Amiran Lanchkhutsky, Zhorzhikich, Beso Kutaissky, Roma Batumsky, Boncho ve Roko gibi isimlerin katıldığı toplantıda Dato Lanchkhutsky’nin (Ebralidze David Amiranovich) unvanının elinden alınması kararına katıldı.
19 Mart 2022’de ise, İstanbul Havalimanı’nda sahte belgelerle bir Avrupa ülkesine kaçmaya çalışırken kimlik kontrolünde yakalandı.

VOR V ZAKONE GELENEĞİ VE TÜRKİYE’DEKİ KANLI İNFAZLAR
Stalin’in Gulag kamplarında şekillenen “vor v zakone” geleneği, devlet organlarıyla teması kesin olarak yasaklayan “omerta” koduyla işler. Özel dövmeleriyle tanınan vorlar içerisinde bu kuralı ihlal etmenin cezası ölümdür. İki vorun “şotka” adı verilen ritüeli ve yeminiyle yeni bir kişiye taç takılarak unvan verilir.
Bu geleneğe mensup isimlerin Türkiye’deki varlığı, 2010’lu yıllarda yaşanan kanlı güç savaşlarıyla sıkça gündeme geldi. İstanbul’u da kapsayan bir mafya savaşına tutuşan iki Azerbaycanlı vordan Caniyev 18 Ağustos 2016’da İstanbul’da, Salifov ise 19 Ağustos 2020’de Antalya’da öldürüldü.
Bulgar, Gürcü, Rus ve Türk uyruklu iki grup arasında çıkan çatışmada bir Türk polis memuru hayatını kaybetti. Rus medyasına göre olay, Gela Kardava klanının Türkiye’ye çağırdığı Albert Ryzhiy’in toplantıyı reddedip Rövşan’ın desteğini alması ve Salifov’un kardeşi Namık Salifov, Leha, Beso ve Zaur ile karşılaşması sonucu çıktı. Ryzhiy ve Zaur’un feci şekilde dövülmesinin ardından Ryzhiy’in Türk koruması (Rus medyasına göre polis) olan kişi çatışmayı başlattı ve öldürüldü.
NEDEN TÜRKİYE’YE GELDİLER?
Vorların Türkiye’deki varlığı; motosiklet çeteleri, Balkan klanları ve Latin Amerika kartellerinden çok daha eskiye dayanıyor.
Daha önce YENİÇAĞ’a yaptığı açıklamalarda Oxford Üniversitesi’nden Kriminoloji Profesörü Federico Varese’ye göre vorlar Türkiye’ye ilk olarak coğrafi yakınlık, Karadeniz mekik ticareti ve 1990’ların başında İstanbul Laleli pazarının Rusya ile eski Sovyet ülkelerine yönelmesi sayesinde girdi. Nakit esaslı, zayıf düzenlenmiş ticaret, ulaşım, turizm ve yoğun Rusça konuşan nüfus akışı, suçlu aracıların ve vorların bölgeye erken yerleşmesine yol açtı.
2010 yılında Avrupa çapında düzenlenen bir polis operasyonunun ardından vorlar, uzun süredir kaldıkları İspanya’dan Dubai, İtalya, Yunanistan ve Türkiye’ye taşındı. Gürcistan’dan Türkiye’ye sürülen hırsızlar, burada “obşçak” adı verilen ortak suç fonunu kurdu.
2010’larda bulundukları ülkelerden (özellikle Ukrayna ve Rusya) Gürcistan’a sınır dışı edilen vorlar, genellikle aynı gün Türkiye’ye gönderiliyordu. Zhorik Lanchkhutsky 2010’da Rusya’dan Gürcistan’a, oradan da aynı gün Türkiye’ye geldi. Azeri Bakhysh Aliyev, 2012 ve 2013’te Ukrayna’dan defalarca Türkiye’ye zorla yollandı (2014’te Odessa’da öldürüldü). Ramaz Bagdatsky Ukrayna’dan, Tengiz Pirveli ise 2011’de Rusya’dan Türkiye’ye gönderilen isimler arasındaydı.
Prof. Federico Varese, son yıllarda vorların Türkiye’deki faaliyetlerine dair haberlerin azalmasına rağmen Türkiye’nin yaptırımlar altındaki Rusya’ya açılan bir kapı ve küresel uyuşturucu pazarında işlek bir nokta olmaya devam ettiğini, bu nedenle vorlar için kritik bir üs konumunu koruduğunu belirtmişti.





